Sıkıntılı Borç Yatırımı Nedir ve Nasıl Yüksek Gelir Elde Edilir

Mali sıkıntı içerisinde olan şirket yatırımcılar için büyük potansiyele sahiptir çünkü sıkıntının içerisindeyken bankalar ya da türevi finans kurumları aracılığıyla kolaylıkla borçlanamadığı için bunu yatırımcılar vasıtasıyla yüksek faiz maliyetine katlanarak yapma yolunu seçer. Kulağa garip gelse de yatırımcı şirketin hisse senedini alarak şirkete ortak olmak yerine şirketin borcunu satın alır ya da borcunu ödemesi konusunda maddi destek sağlar. Bu sağladığı destek şirket sıkıntı içerisindeyken sağlandığından dolayı sıkıntılı borç yatırımı olarak adlandırılır.

Sıkıntılı borç yatırımları hedge fonları ve çeşitli kurumsal yatırımcıları arasında çok yaygındır. Sıkıntılı borç yatırımı yapan kişiler sorunlu şirketin borcunu satın alır ve şirket bu borçtan kurtulduktan sonra kar etmeye çalışır. Bazı durumlarda şirket iflas etmiş olsa bile yatırımcılar borç ödemesi yapmaya devam edebiliyor ve sorunlu şirketin de yeni sahibi oluyor.

Ucuza Al, Pahalıya Sat

Borcun sıkıntılı olarak tasvir edilmesi kulağa garip gelebilir çünkü sıkıntılı ifadesinin kullanılabilmesi için bir karşılaştırmaya ya da tanımlamaya ihtiyaç vardır. İşte bu noktada yani bir borcun ne zaman sıkıntılı borç olarak varsayılacağının sorgulandığı anda, tahvil değeri ve bu tahvil için ödenen para arasındaki nominal fark devreye giriyor. Yani 500 TL’lik bir tahvil için 200 TL’lik ödeme yaptıysanız gerçekten sıkıntılı  bir borç almışsınız demektir.

Bu durumda şirket iflas ederse yatırımcı da parasını kaybeder, ancak yatırımcının satın aldığı borç sonrası şirket kar etmeye başlarsa tahvilin değeri dramatik biçimde artıyor ve neredeyse % 400 – % 500 oranlarına varan miktarlarda para kazanılabiliyor.

Bir şirketin borcunu satın almak yerine özsermaye hisselerini satın alan yatırımcılar, iyi durumdaki bir şirkette yatırım yaptıkları halde sıkıntılı şirketlere yatırım yapan yatırımcılardan daha düşük miktarlarda para kazanır.

Kontrol Kazanma

Yatırımcılar şirketin borcunu satın aldığında şirketin çoğu işi konusunda kilit isim haline gelir. İşin kontrolünü eline alan yatırımcı çoğu zaman bir sözleşmeyle yapılacaklar ve yapılmayacaklar gibi müzakereler gerçekleştirir. Hedge fonları ve yalnızca kurumsal sıkıntılı borçlara yönelik yatırımlar yapan diğer fonlar borcu satın aldıktan sonra ilk iş olarak işletmeyle sözleşme imzalar.

Bu sözleşme çoğu zaman şirketin iflas etmesi halinde sıkıntılı borcu satın alan yatırımcıların tasfiye durumunda öncelikli statüsüne gelmesi için düzenlenir.

Bir şirket tasfiye kararı aldığında mahkemenin yaptığı ilk şey borçları incelemek ve öncelik sıralaması yapmaktır. Sıkıntılı borç satın alan hissedarlar ve çalışanlar tasfiye sonrasında alacağını ilk tahsil eden kişilerdir.

İlginizi Çekebilir :  Çekin Sahte Olup Olmadığını Findeks QR Kod ile Öğrenmek

Risk Yönetimi

Vadeli mevduat hesaplarına ya da hazine bonosuna yatırım yapılmadığı sürece her zaman için borçlunun temerrüde düşme ihtimali vardır. Bu açıdan yatırımcıların parasını geri alma olasılığını belirlemesi gerekmektedir. Bu olasılık borcun ne kadar riskli olduğunu ortaya çıkarmasına ek olarak ne kadar gelir beklentisi içerisine girileceğini de ifade etmek  konusunda önemli rol oynar.

Gerçekten sıkıntılı bir borç almadan önce tecrübeli yatırımcılar ve riskten korunma fonları gelişmiş modeller ve test senaryoları kullanarak güçlü risk analizleri gerçekleştirir ve ne kadar risk aldığını belirlemeye çalışır.

Eğer sıkıntılı kurumsal borçların satın alınması konusunda henüz tecrübe sahibi değilseniz ve kendi modellerinizi test edemeyecekseniz ilk yatırımınız için çeşitli fonlara ortak olmanız yararlı olacaktır. Bu fonların yönetiminde çalışan uzmanlar işlerini gerçekten bilirler ve yatırımınızın mümkün olan en düşük riskle mümkün olan en yüksek kazancı elde etmesini amaçlarlar.

Herkes Kurumsal Borç Satın Alabilir Mi?

Kurumsal borç satın alma işi genellikle fonlar tarafından yapılmaktadır, çünkü yüklü miktarda sermaye sahipleri haricinde sahip olduğu parayla kurumsal borcu satın almak isteyecek ya da tüm tasarrufunu bu riske bağlayabilecek bir kişinin varlığı pek akıllıca değildir. Fonlar hem birden fazla borç satın alarak riski paylaştırır, hem de katılımcı sayısının yüksek olması itibariyle yüksek hacimde bir sermayeye sahip olur. Bu sayede fon getirisi ilkesine bağlı olarak bir şirket borcunu ödeyemese bile fonun yatırım yaptığı diğer bir şirketin borcunu ödemesi kar elde edilmesini sağlayabilir.

borc yatirimi yuksek gelir

borc yatirimi yuksek gelir

Borç Almaktan Başka Yöntem Var Mı?

Doğrudan sıkıntılı borcun alınmasındansa şirkete borçlarını ödemesi için borç da verebilirsiniz. Bir vade ve faiz oranı belirlenen, buna göre borç ilişkisi doğuran bu finansal işlem için bono satın alınması gerekmektedir. Şirketler çıkardıkları bonolar için çoğu zaman vadeli mevduat hesabı ya da hazine bonolarından daha yüksek oranda faiz verir. Yatırımcılar için en cazip yatırım imkanlarından birisidir fakat tıpkı sıkıntılı borçların satın alınmasında olduğu gibi şirketin iflas etmesi halinde paranın geri alınamama ihtimali vardır. Bu şirketin öncelik sırasına göre değişebilir.

Hayatı Süprizlerle Dolu Olan 5 Girişimci Örneği konulu yazımızı da ortalama  4 dk da okuyabilir, hayatında çok ilginç sürprizler yer alan girişimcilerin ilginç hikayelerini okuyabilir, ilham alabilirsiniz.

Etiketler:

data-matched-content-ui-type="image_sidebyside" data-matched-content-rows-num="4" data-matched-content-columns-num="1" data-ad-format="autorelaxed">
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git